Genel

Squid Game ve Okullardaki Potansiyel Tehlike

Son zamanlarda bir dijital yayın platformunda yayınlanan “Squid Game” isimli dizi izlenme rekorları kırarak yayın tarihinde önemli bir yer edindi. Biz de bu yazımızda dijital ortamlarda çocuklarımızın maruz kaldıkları önemli bir psikolojik tetikleyiciye değinmek istedik.

Dizinin izlenme rekorları kırma derecesindeki önemli başarısının yanı sıra son zamanlarda farklı bir tehlike de gündemimize aynı hızla girdi. Potansiyel tehlikeyi ilk ve orta öğrenim dönemindeki çocuklarımızda sıkça gözlemlememiz mümkün. Şu aralar okul bahçelerinde “Red Light – Green Light” oyunları oynuyorlar!

Benzer bir tehlikeyi X kuşağı bireyleri bir Murat Kekilli şarkısında yaşamıştı. “Bu akşam ölürüm!” Geç Y kuşağında ise bir dönem “Mavi Balina” etkisiyle tanışmıştık. Z kuşağı için ise karşımıza çıkan durumun tetikleyicisi “Squid Game” dizisinin çocuklar üzerinde yarattığı sempatik etki gibi gözüküyor.

Çocuklarımız okul teneffüslerinde diziyi büyük bir sempatiyle oyunlaştırmaya ve modellemeye başladılar. Tenefüslerde bu konuyla ilgili sürekli oyun üretiyor ve oynuyorlar. 

Dizinin çocuklarda bu denli merak uyandırması ve modellenmesi ise ardında büyük bir potansiyel tehlike yaratıyor. Bunun sebeplerine indiğimizde ise en başta ebeveynleri ve sonrasında teknolojiyi göstermek mümkün. Çocukların internet dolaşımlarında ya da izledikleri sosyal medya içeriklerinde rastladıkları ve hızla üretilmeye devam edilen içerikler bu etkiyi giderek artırmakta. İçeriklerde kullanılan ögeler ise çocukların dizi karakterlerini sempatik görmelerine neden olabiliyor. Sosyal Medya ağını kullanan fenomenlerin, kanal sahiplerinin, ve diğer içerik üreticilerin küçük bir büyüme uğruna bunu yapabilmeleri akıl karı olmasa gerek. Lakin birçoğu bu potansiyel tehlikenin çoktan önemli birer parçası olmuş durumdalar. 

Bazı okullarda dizi ile ilgili bildiriler ve duyurular yayımlanmaya başladı. Okul yönetimleri durumun farkında.  Veliler bilinçlendirilmeye çalışılmakta. Okullar tarafından gönderilen bildirimlerde şiddet, cinsellik, psikolojik gerilim, intihar gibi öğeleri barındıran bu tür içeriklerin öğrencilerde istenmedik duygu ve düşünceler yaratma ihtimalinin muhtemel olduğu dile getirilmekte. Diziyi izleyen çocukların modelleme, duyarsızlaşma ve korku olarak adlandırılan etkileri yaşayabilecekleri de belirtilen diğer hususlar. 

Ebeveynlerin bilinçlenmesi çok önemli. +18 üretilen ve sunulan bu ve benzer kısıtlı içerikleri çocuğunuzun izlemesine müsaade ettiyseniz, onun olduğu bir ortamda izlediyseniz, onun yanında bir başkasına överek ve heyecanla bahsettiyseniz sizin de bu potansiyel tehlikenin bir parçası olduğunuzu söyleyebiliriz. Çocuklar merak yoluyla öğrenir ve merak ettiği her neyse onu irdelemeye, duygusunu ise hayal gücüyle geliştirmeye meyillidir. 

Çocuklarımızın platformlara ulaşımlarında içeriklere kısıtlı erişmesini sağlayan araçları çocuğumuzun yaşına göre mutlaka aktif duruma getirmeli, şifrelemeliyiz. Özellikle bu tarz durumları sempatik göstererek prim yapmaya çalışan içerikleri ve içerik üreticilerini tespit ederek bildirimde bulunmak caydırıcı ve önemli olmaktadır. Özellikle çocuklarımızın,  Youtube Kids örneğinde olduğu gibi onlara uygun içerikleri filtreleyerek sunan programları kullanmalarını sağlayarak onları sanal tehlikelerden bir nebze olsun uzak tutabiliriz. 

Bu şekilde prim yapmaya çalışan, sempatik iletişimle toplumu hatalı yönlendirmeye tenezzül eden tüm içerik üreticilerine karşı dikkatli olmalı, onları görmezden gelmemeliyiz.

“Bu potansiyel tehlikenin birer parçası olmamak çocuklarımızın değil, biz sorumlu ebeveynlerin temel görevidir.” 

(Bu yazıyı gazetemdeki köşe yazımda yayımladığım akşam Türkiye’ nin en büyük e-ticaret sitelerinden birinde 6 yaş üzeri çocuklar için dizideki oyun platformlarının oyuncak versiyonlarının satışa çıktığını gördüm. Yapmayın, lütfen yapmayın. Ebeveynler aman dikkat!)