Yazıhane

Meğer Ne Çok Hedef Biriktirmişsin İçinde!

Hayatınızda çokça koyduğunuz ve çokça vazgeçtiğiniz “hedef” leriniz oldu mu? Yılbaşından sonra, bayramdan sonra, bu pazartesi diyerek başlayan hedefleriniz oldu mu? Size verilen hedefleri gerçekleştiremediğiniz oldu mu? Bu sorulardan en az birine evet dediyseniz bu yazı tam size göre!

Öncelikle temel anlamda bir başarı tanımı yapmak gerekiyor. Genel tanıma baktığımızda bir hedefe ulaşmak başarı tanımı olarak karşımıza çıkıyor. Başarıyı tanımlarken, bunun bir hedefe bağlı olmasının önemini ve başarıya giden yolda bedel ödenmesi gerektiğini unutmamak çok önemli. Başarıyı hedefliyorsak bunun için bedel ödemek zorundayız. Yani pazartesi günü rejime başlıyorum demek yeterli değil. Bunun için ödeyeceğin bedeli, buna ulaşırken yaşayabileceğin her türlü senaryoyu düşünmek ve bunlara hazırlıklı olmak çok önemli.

Hepimizin hayalleri var. Hatta yerimizden kalkmadan ulaşmak istediğimiz çokça hayallerimiz var. Sadece hayal etmenin işe yaramadığını hepimiz biliyoruz. Harekete geçmeyenler için daha biriktirilecek çok hayallerin olduğunu söylemek de yanlış olmaz sanırım. Hayal ettik ve istedik. Yeni sorularla karşı karşıya kalıyoruz.

  • Hayal ettiğim şeye ulaşacak gücüm var mı?
  • Ulaşmayı gerçekten istiyor muyum?
  • Ulaşamazsam ne olacak?

Hedeflere ulaşmak kararlılık, güç ve sabır gerektirir. İstekli olmak hatta tutkulu olmak hedefleri ulaşılabilir yapma konusundaki en önemli unsurlar. Tüm bunlar için de özveri, emek, zeka ve çaba gerekiyor. Bazen kendimizi hırpalayarak çalışıp sonuç alamadığımızdan yakınırız. O halde sıradaki soruyu sormanın zamanı geldi.

Çok çalışmak yeterli mi?

Bazen çok istiyor, çok motive oluyor, çok çalışıyoruz. Fakat sonuca baktığımızda düşündüğümüz gibi, hedeflediğimiz gibi sonuçlar alamıyoruz. Genellemelerden hareket edecek olursak Türk çalışma kültürünün en önemli problemlerinden biri de bu. Verimli çalışabilmek konusunda dünya ölçeğinde ileri sıralarda olduğumuz söylenemez. Dünya Bankasının yapmış olduğu insani verimlilik araştırmaları da bunu destekleyen verilerden bir tanesi. Bu araştırma sonuçlarında verimli işler üretebilen toplumlar sıralamasında Güney Kore, Japonya, Singapur, Almanya gibi ülkeler başı çekmekteler. Elbette ki bu bir tesadüf değil. Ortalama bir Alman çalışanın 45 saatte yaptığı işi ortalama bir Türk çalışanının 65-70 saat civarında gerçekleştirdiğini söylesek!

İlk sıralarda yer alan bu ülkelerin insanlarının çalışma kültürleriyle ilgili çevrenize sorduğunuzda çoğunlukla benzer cevaplar alacaksınız:

  • Disiplinliler
  • Sistematikler
  • Çalışkanlar vb.

İlk ikisi çok önemli. Çünkü sadece çalışkan değiller. Sonuçlara ulaşmaktaki kararlılıkları, disiplinleri ve sistemsel yaklaşımları az önce bahsettiğimiz verimli olmak kavramını pekiştiren öğeler. Türk toplumu bu sıralamada 57. Sırada desek nelere yoğunlaşmamız gerektiğini fark edebiliriz. Hedef dediğimiz konu da tıpkı öncü iş toplumları gibi bir sitem, bir disiplin ve bir kurgu gerektiriyor. Çünkü çoğunlukla hedeflerimiz karar vermiş olmaktan öteye gidemiyor. Sigara içenler bu klişeyi iyi bilir: “Yılbaşından sonra sigarayı bırakacağım!” Çalışma kültürümüzdeki önemli problemlerden biri olduğunu düşündüğümüz tespitimizi paylaşmak isteriz. Daha çok konfor alanı! Haliyle de verilen her işi bir yük bir dertmiş gibi görüyoruz ve işe odaklanmamız zaman alıyor.

SMART Hedef

Yukarıda bahsettiklerimiz bütünleyici unsurlar. Hedef vermek konusunda SMART kavramını duymuşsunuzdur. Bir hedefin akıllı olması gerektiğiyle ilgili bilinen bir kuram ve bir hedef nasıl olmalıdır sorusunun cevabı.

SMART olgusuna bakarken şunu unutmamalıyız. İnsanların kendine hedef vermesi başka, sizin onlara hedef vermeniz başka, şirketlerin size hedef biçmesi bambaşka denklemlerdir.

Hedef Vermek

Bir kişiye hedef vermek kendimize hedef koymaktan çok daha detaylı bir yapıya sahiptir. İnsanlara bir hedef verdiğinizde çok yüksek oranda negatif düşünecekler. İnsanların çoğu bir hedef dayatıldığında olumsuz düşünürler. Satış hedeflerini düşünün. En başında şikâyet eden kişilerden bazıları bu hedefleri yakalayabiliyorlar ve sonraki satış hedefleri daha da yüksek geliyor. Yüz yıla yakın bir süredir bu satış hedefleri hep artıyor ve birileri ise bunları hep gerçekleştiriyor. Gerçekleştirmeye devam edecekler.

Siz, şirketinizin politikaları doğrultusunda bir hedef verdiğinizde insanların çoğu bunu sorun olarak görecekler. Bu sebeple hedefi doğru yöntemle verebilmek çok önemlidir. Sadece hedef vermek yeterli değildir.

  • Hedef verirken söylemlerinizle insanların düşüncelerine sınırlar koyabilirsiniz.
  • Zaman tuzakları varsa onları ifade edip onları önceden kaldırabilirsiniz.
  • En önemlisi de siz bu hedefin neresindesiniz. İnsanlar hedefleriyle yalnız bırakıldıkları için depresyona girebilmekte, iş motivasyonları düşebilmektedir. Destek noktalarını onlara göstermeli ve birliktelik hissini yaşatabilmelisiniz.

Bir de gelecekle ilgili kendimize koyduğumuz hedeflerle ilgili dikkat etmemiz gerekenlere değinelim.

Bundan 1-5-10 sene sonra olmak istediğin yer neresi? (Bundan 5 sene sonra olacağın yer bugün yaptıklarına bağlıdır.)

  • Hedefine ulaşacak bir planın var mı?
  • Hayallerini detaylandırdın mı?
  • Bununla ilgili yapılacaklar listen hazır mı?
  • Hazırsa önem sıralarına göre dizdin mi?
  • Hedefini parçalara böldün mü?
  • Bugün hedefinle ilgili neyi başaracaksın?
  • Harekete geçtin mi?
  • Hedefin sana özgü mü yoksa başkalarını mutlu etmek için mi? İkincisiyse bu hayat için ikinci bir şansın olmayacak.

Gördüğünüz gibi kendimize soracağımız sorular bir nevi yaşam anahtarlarımız. Kendimize ne kadar soru sorarsak belirsizlikleri o kadar ortadan kaldırabiliriz. Çoğu insanın hedeflerinden vazgeçmelerinin nedeni belirsizlikler yüzünden gerçekleşmektedir. Belirsizlikleri ortadan kaldıracak tüm soruları cevaplandırırsanız inanın bu çok işinize yarayacaktır.

  • Spor salonuna 1 yıllık ücret ödeyip kısa sürede bıraktınız mı?
  • Bir diyetisyene ücret ödeyip başladığınız diyeti yarım bıraktınız mı?

Çare sizsiniz ve sizin ne kadar yapmak istediğinizdir.

  • Önce düşünün
  • Sonra hayal edin
  • Hedefleyin
  • Hedefiniz SMART olsun
  • Planlayın ve önceliklendirin
  • Parçalara bölün
  • Ve en önemlisi yapın yaparken de olumsuz düşünceleri defedin.

Unutmayın başarının anahtarı iradedir.